Herhangi bir yerde tadilat olabilir, sıfırdan inşaat yapılabilir ve hatta biryerler yıkılıp yeniden yapılabilir. Tadilat projeleri çizilebilir ya da sıfırdan bir tasarım yapılabilir. Duruma ve mevsime göre giyerim kıyafetimi, botumu gider başında dikilirim. Aksaklıkları düzelttirir, yapılacak işleri tarihine göre sıralar sonra da keyfime bakarım.
Bu sefer tadilat BİZİM EVDE! Büyük bir kasırgadan önce önlem alır gibi dolapları boşaltıyoruz. Bodruma indirilecekleri paketliyoruz, uzun süredir kullanmadığımız eşyaları atıyoruz. Annem yardıma geldi, yarın da Eda'nın annesi gelecek.
Artık savaş kapıda, kokusunu alıyorum. Bugün evimizin sınırlarına bir USTA ayak bastı. Yapılacak işleri tarif ettik, zaman sorduk.
Allah'ım iş kendi işin olunca herşey başkalaşıyor. İşlerin yaklaşık tarihlerini biliyorum ama daha önce olsun diye pazarlık ediyorum. beynimin bir yanı evin ne kadar dağılacağını ve kirleneceğini biliyor, çok değil ama öbür yanı durumu trajediye dönüştürüyor.
Zorlu mücadele haftaya. Planlar çizildi, mobilya siparişleri verildi, alçıcı boyacı ayarlandı. Şimdi sıra sabırla beklemekte. Ustalarla arayı iyi tutmakta. Ne demişler, dostlarınla arayı iyi tut, ustalarınla daha iyi.
5 Eylül 2011 Pazartesi
26 Ocak 2011 Çarşamba
Gözde canlandırmak !
Çoğu insan için, bir tasarımı gözde canlandırmak oldukça zordur. Evdeki mobilyaları düşünelim. Üçlü koltuk döner, tekliler yer değiştirir. Televizyon sehpası aba kalır, kapı açılışı yemek masasını engeller. Bu arada sırt ağrısı cabası :)
Her ne kadar yerini tutmasa da, günümüzde bilgisayar teknolojisi ve biraz beğeni ile mekanları aşağı yukarı görmek mümkün.
Evimizin eşyalarını değiştirirken çok sorun yok ama bence eğer bir 'EV' tasarlatıyorsanız, mimarınızdan ısrarla isteyiniz. Böylece tasarım aşamasında birçok detayı çözer, bina yükselirken sürprizler yaşamazsınız.
Her ne kadar yerini tutmasa da, günümüzde bilgisayar teknolojisi ve biraz beğeni ile mekanları aşağı yukarı görmek mümkün.
21 Ocak 2011 Cuma
Natamam villa!
İnşaat işine ucundan bulaşmaya başlayınca, sıkça rastladığım bir kavramdır bu 'Natamam Villa'. İşin Türkçesi şudur;
İnce işler oldukça masraflıdır. Bunun yanında uğraşması da zordur. İnşaat kalemleri arttıkça uğraşılacak ustalık dalları da çoğalır.
Günümüzde müteahhitler, maalesef çoğu işi ucuza getirmek, işin karlı ve uğraştırmayan kısmında kalmak konusunda ısrarcı. Haklı tarafları şu; evi kullanacak aileler, kendi zevklerine göre döşeyeceklerdir. Zemin kaplamasından duvar kaplamasına, malzeme çeşitleri ve fiyatları neredeyse sonsuz alternatiflerle dolu.
Mutfak dolapları, banyo elemanları '1. sınıf' gibi sığ bir kategoriye sığdırılamıyor. Her bütçeye göre sonsuz seçenek çıkabiliyor.
Öte yandan bir konutun hangi semtte olduğu ve fiyatı aslında içine harcanacak para ile ilgili ipucunu veriyor. Yapılacak olan işe bu pencereden bakınca, müteahhidin tezi zayıflıyor.
Bu noktada benim tezim güçleniyor;
İNCE İŞLER, İNCELİK İSTER.
İşte tam da bu anda başka bir sorun çıkıyor. İnce işleri kusursuz olarak teslim edebilmek için, temeli oluşturan kaba işler düzgün yapılmış mı?
Kısacası şundan bahsediyorum, duvarlar düzgün örülmüş mü? sıva düzgün mü? Alçı yapılmışsa pürüzsüz mü? Unutmayın, alçıda yapılan yanlışlıklar, boyanın kalkması ya da duvar kağıdında potluklar olarak çıkar karşınıza.
Zeminde yanlış verilen eğimler, banyoda ve balkonlarda suyun birikmesine neden olur. Elektrik hattını yeniden döşemek, ilk defa yapmaktan kat kat fazlaya gelir. Tesisatta yapılan bir yanlış ise, size duvar kırmak ya da döşeme delmek gibi sorunlar olarak geri döner. Kimsenin günahını almak istemem ama çoğu zaman Natamam Villa, 'hataları artık sen düzelt'in ifadesi olabilir.
Böyle bir yatırım yapmadan önce, mutlaka evinizin ince işlerini yaptıracağınız kişiden detaylıca bir inceleme yapmasını isteyin. Bu sayede en azından görünmez giderlerle ilgili bilginiz olur ve sürpriz giderlerden kurtulursunuz.
İnce işler oldukça masraflıdır. Bunun yanında uğraşması da zordur. İnşaat kalemleri arttıkça uğraşılacak ustalık dalları da çoğalır.
Günümüzde müteahhitler, maalesef çoğu işi ucuza getirmek, işin karlı ve uğraştırmayan kısmında kalmak konusunda ısrarcı. Haklı tarafları şu; evi kullanacak aileler, kendi zevklerine göre döşeyeceklerdir. Zemin kaplamasından duvar kaplamasına, malzeme çeşitleri ve fiyatları neredeyse sonsuz alternatiflerle dolu.
Mutfak dolapları, banyo elemanları '1. sınıf' gibi sığ bir kategoriye sığdırılamıyor. Her bütçeye göre sonsuz seçenek çıkabiliyor.
Öte yandan bir konutun hangi semtte olduğu ve fiyatı aslında içine harcanacak para ile ilgili ipucunu veriyor. Yapılacak olan işe bu pencereden bakınca, müteahhidin tezi zayıflıyor.
Bu noktada benim tezim güçleniyor;
İNCE İŞLER, İNCELİK İSTER.
İşte tam da bu anda başka bir sorun çıkıyor. İnce işleri kusursuz olarak teslim edebilmek için, temeli oluşturan kaba işler düzgün yapılmış mı?
Kısacası şundan bahsediyorum, duvarlar düzgün örülmüş mü? sıva düzgün mü? Alçı yapılmışsa pürüzsüz mü? Unutmayın, alçıda yapılan yanlışlıklar, boyanın kalkması ya da duvar kağıdında potluklar olarak çıkar karşınıza.
Zeminde yanlış verilen eğimler, banyoda ve balkonlarda suyun birikmesine neden olur. Elektrik hattını yeniden döşemek, ilk defa yapmaktan kat kat fazlaya gelir. Tesisatta yapılan bir yanlış ise, size duvar kırmak ya da döşeme delmek gibi sorunlar olarak geri döner. Kimsenin günahını almak istemem ama çoğu zaman Natamam Villa, 'hataları artık sen düzelt'in ifadesi olabilir.
Böyle bir yatırım yapmadan önce, mutlaka evinizin ince işlerini yaptıracağınız kişiden detaylıca bir inceleme yapmasını isteyin. Bu sayede en azından görünmez giderlerle ilgili bilginiz olur ve sürpriz giderlerden kurtulursunuz.
19 Ocak 2011 Çarşamba
En iyi usta başkasının evindeki ustadır !
Nasıl bir adamdır ki bu usta, evde kimse muhattap olmak istemez?
Kural bir, usta nazlıdır. Nazik bir adamdır bu usta, hizmet sunarken hizmet ister, işleri kendi istediği gibi yapar, birşey aklına yatmazsa yapmaz, zorlanırsa küser.
Kural iki, Zaman sadece usta için akar. Sizin vaktinizin bir önemi yoktur. Bazen gelmez, bazen geç gelir. Siz evde hapis olabilirsiniz, başka işleri binbir rica ile erteleyebilirsiniz ama onu bekletemezsiniz. Eğer sizin işinizi yaparken başka bir yerde yeni bir iş alırsa yandınız. 'Alçı kalmadı, köşeden almam lazım' diyerek kendisinden ancak üç gün sonra haber alınan usta bilirim.
Kural üç; usta hata yapmaz. Aslında bu kendisi ile çelişen bir kuraldır. Çünkü ortada bir hata varsa, bunu yapan aslında bir önceki ustadır.
Kural dört; birbirini tanımayan iki usta, bir eve sığmaz. Emin olun her biri diğerini bir çok konuda suçlayacaktır.
Sonuç olarak en iyi usta, başkasının evindeki ustadır.
Kural bir, usta nazlıdır. Nazik bir adamdır bu usta, hizmet sunarken hizmet ister, işleri kendi istediği gibi yapar, birşey aklına yatmazsa yapmaz, zorlanırsa küser.
Kural iki, Zaman sadece usta için akar. Sizin vaktinizin bir önemi yoktur. Bazen gelmez, bazen geç gelir. Siz evde hapis olabilirsiniz, başka işleri binbir rica ile erteleyebilirsiniz ama onu bekletemezsiniz. Eğer sizin işinizi yaparken başka bir yerde yeni bir iş alırsa yandınız. 'Alçı kalmadı, köşeden almam lazım' diyerek kendisinden ancak üç gün sonra haber alınan usta bilirim.
Kural üç; usta hata yapmaz. Aslında bu kendisi ile çelişen bir kuraldır. Çünkü ortada bir hata varsa, bunu yapan aslında bir önceki ustadır.
Kural dört; birbirini tanımayan iki usta, bir eve sığmaz. Emin olun her biri diğerini bir çok konuda suçlayacaktır.
Sonuç olarak en iyi usta, başkasının evindeki ustadır.
15 Ocak 2011 Cumartesi
Çatı dubleksleri.
En üst katta otururken, yağmur suyu evinizi basabilir !
Bu bir sigorta reklamı değil. Ben de sigortacı değilim zaten. Sadece teraslı ev tutkunları için bir kaç pratik uyarıda bulunmak istedim.
Bugün yapılmakta olan 'lüks' bir inşaata gezmeye gittim. Biliyorsunuz artık neredeyse lüks olmayan inşaat kalmadı. 13. katta yer alan çatı dubleksini gezdiğm ve tabiiki DEHŞETE düştüm. Yanlış yapılan bir imalattan dolayı, TERASA BASAMAKLA ÇIKILIYOR. Bu raddeden sonra düzeltme ihtimali YOK!..
İşin en kötü tarafı, 35-40 m2'lik terasta biriken suyu, evin içine davet eden uygulama. Terasa çıkılan oda, terastan aşağıda kaldığı için bu suyu, en azından estetik bir şekilde kesmenin yolu yok.
Siz siz olun, daire bakarken buna dikkat edin, evinizi kendiniz yapıyorsanız-yaptırıyorsanız ise mutlaka bunun hatırlatmasını mimarınıza yapın.
Teraslı dairelerde başa gelecek en önemli üç sorundan birisi, terasta su birkmesi. Bir diğeri, kar birikmesidir ki uygun yalıtım yapılmazsa biriken kar erirken duvarlardan içeri sızar ve keyfinizi oldukça çok kaçırır.
Bunun dışında başınıza gelebilecek en büyük sorun, ısı yalıtımının doğru yapılmaması. Kışın donarsınız, yazın da fırına dönen bir eviniz olur. Terasın altında en azından 10 cm'lik bir ısı yalıtım olması gerektiğini aklınızdan çıkartmayın.
Bütün bunların sonunda, düzgün inşa edilmiş bir çatı dubleksinde keyif yapmak süper olur. Arkadaşlarla ufak partiler, yazın çocuk için ufak bir portatif havuz, yaz geceleri kafa dinlemek için terasa kurulmuş bir salıncakta, yıldızlar altında yapılan ikili sohbetler baştan alınan küçük önlemlerle bütün bu zorlukların çok ötesinde keyifler verir.
Not: Bir inşaat şirketi için yaptığım görselden detaydır. Lütfen izinsiz kullanmayınız.
Bu bir sigorta reklamı değil. Ben de sigortacı değilim zaten. Sadece teraslı ev tutkunları için bir kaç pratik uyarıda bulunmak istedim.
Bugün yapılmakta olan 'lüks' bir inşaata gezmeye gittim. Biliyorsunuz artık neredeyse lüks olmayan inşaat kalmadı. 13. katta yer alan çatı dubleksini gezdiğm ve tabiiki DEHŞETE düştüm. Yanlış yapılan bir imalattan dolayı, TERASA BASAMAKLA ÇIKILIYOR. Bu raddeden sonra düzeltme ihtimali YOK!..
İşin en kötü tarafı, 35-40 m2'lik terasta biriken suyu, evin içine davet eden uygulama. Terasa çıkılan oda, terastan aşağıda kaldığı için bu suyu, en azından estetik bir şekilde kesmenin yolu yok.
Siz siz olun, daire bakarken buna dikkat edin, evinizi kendiniz yapıyorsanız-yaptırıyorsanız ise mutlaka bunun hatırlatmasını mimarınıza yapın.
Teraslı dairelerde başa gelecek en önemli üç sorundan birisi, terasta su birkmesi. Bir diğeri, kar birikmesidir ki uygun yalıtım yapılmazsa biriken kar erirken duvarlardan içeri sızar ve keyfinizi oldukça çok kaçırır.
Bunun dışında başınıza gelebilecek en büyük sorun, ısı yalıtımının doğru yapılmaması. Kışın donarsınız, yazın da fırına dönen bir eviniz olur. Terasın altında en azından 10 cm'lik bir ısı yalıtım olması gerektiğini aklınızdan çıkartmayın.
Bütün bunların sonunda, düzgün inşa edilmiş bir çatı dubleksinde keyif yapmak süper olur. Arkadaşlarla ufak partiler, yazın çocuk için ufak bir portatif havuz, yaz geceleri kafa dinlemek için terasa kurulmuş bir salıncakta, yıldızlar altında yapılan ikili sohbetler baştan alınan küçük önlemlerle bütün bu zorlukların çok ötesinde keyifler verir.
Not: Bir inşaat şirketi için yaptığım görselden detaydır. Lütfen izinsiz kullanmayınız.
13 Ocak 2011 Perşembe
Neden kendiniz bir kooperatif kurmuyorsunuz?
Kooperatif kurmak, çok zor değildir. 7 ve daha üst sayıda kişi bir araya gelerek arsa, konut ya da işyeri kooperatifi kurabilir. Burada önemli olan organizasyon yeteneğine sahip olan bir başkan seçmek ve bolca vakit ayırabilmektir. Bazı kooperatifler, kendi adlarına işin hammaliyetini yüklenecek teknik elemanlarla anlaşır. Benim size önerim de bu yönde olacak.
Teknik elemanınızı iyi seçin!
Hepimiz inşaatın son derece karlı bir iş olduğunu biliriz. Teknik elemanımız, kooperatifin çıkarlarını diğer çıkarların üzerinde tutacak birisi olmalı. Maaşını kooperatiften almalı ve hesabını kooperatife vermeli.
Yapı deneti firmaları,
Binaların depreme karşı sağlamlığının yanında imalatların da doğruluğunu denetleyecek olan firmanızı iyi seçin. Yapı denetim firması ile kendiniz anlaşın. Bu firmayı bulma işini müteahhite bırakmayın. Unutmayın, Yapı denetim firması, müteahhidi ya da taşaronu sizin yerinize denetleyecek olan teknik elemanlardan oluşur.
Proje yapımı,
Unutmamalısınız ki mimar sizi vezir de eder rezil de. Çoğu yapı denetim firması, suç olduğu halde projeleri de hazırlıyor üstelik anlaşma karşılığı size hediye ediyor. Gelecekteki yuvanızı bedavaya çizilen projelerde kurmak ister misiniz? Mimarınıza beklentilerinizi anlatın, önerilerini dinleyin. Doğru proje için zaman harcasanız da, imalat esnasında bu zamanı geri kazanırsınız. Proje maliyetleri inşaat giderlerinin içindeki en önemsiz harcamalardan biridir. Doğru bir proje geri dönülemez harcamaların önüne geçer. Projeye yatırım yapmaktan çekinmeyin.
Projenizi mimarın başını çekeceği bir ekibe verin
Tasarımın her sürecinde teknik elemanlar birlikte çalışmalıdır. Çoğu zaman bir mimar size proje verir, inşaat mühendisi binayı ayakta tutmak için fazladan demir maliyetine yönelir ya da olmayacak yerlerden kiriş geçirir. Bazen olmayacak yerlere kolon koymak zorunda kalır. Sonra bu kiriş ya da kolonlar tesisat geçirmek için delinir, elektrik tesisatı ile mekanik tesisat birbiribe karışır. Doğru olanı tasarımın bütün meslek adamları ile koordineli olarak yapılmasıdır.
Teknik ekibinizi araştırın!
Proje için anlaşırken diğer meslek adamlarının da isimlerini öğrenin. Gerekirse telefonlarını alın, yaptıkları diğer işlere de bakın. Sonuçta vereceğiniz ücret aşağı yukarı aynı olacaktır. Unutmayın, inşaatı yaptıktan sonra düzeltmek çok daha pahallıya gelir.
Hangi Kooperatif?
Neredeyse mesleğe başladığımdan beri bir çok kooperatif projesi çizdim. İnşaat esnasında yaşadıkları zorluklardan dolayı da bu kooperatiflerin bir çoğu ile dirsek temasımız sürdü. Bunlardan yola çıkarak deneyimlerimin bir özetini burada yayımlamak istedim.
Hangi Kooperatif?
Kooperatife girerken ne istediğinize karar vermek önemlidir. Orta vadede uygun fiyata bir konut sahibi olmak ya da uzun vadeli, düşük aidatlı bir yatırıma girmek ilk tercih olmalıdır. Tabi her yatırım gibi kooperatifin de riskleri vardır. Bu risklerin başında ise ödentilerinizin karşılığının size dönmemesi gelir. Daha büyük bir risk ise kooperatifin sizin adınıza da borçlanabileceği gerçeğidir.
Kooperatif arsasının yerini öğrenin;
İster konut kooperatifi olsun ister arsa kooperatifi, amaç gayrimenkul edinmektir. Bu durumda bu gayrimenkulün yerini öğrenmek ilk yapacağınız iş olmalıdır. Kooperatif yetkililerinden Ada ve Parsel numaralarını isteyin. İlgili belediyeden kolayca imar planı üzerinden şu bilgileri alabilrisiniz;
Kooperatifin arsası nerede,
Kooperatifin arsası konut arsası mı,
Bu arsada kaç adet ve kaçar metrekarelik konutlar yapılabiliyor,
İnşa edilecek konutlar apartman tipi mi, müstakil mi.
Arsa Kooperatif üzerine mi?
Çoğu zaman kooperatifler üyeleri toplarken bir yandan da arsayı alırlar. Arsa için mal sahipleri ile bir anlaşma yapmaları şarttır. Bu ya kat karşılığı bir anlaşma olur, yani yapılacak konutların belirlenen bir kısmı arsa sahiplerine verilir ya da belirlenen bir tarihte arsa ücretinin mal sahiplerine verilmesi için bir anlaşma olur. Eğer arsa kooperatifin üzerine ise tapusunu size gösterecektir. Değil ise arsa sahipleri ile yapılan anlaşmayı görün.
Kooperatife üye olmak, kazançlarına ve kayıplarına da ortak olmak demektir.
Kooperatifleri risk alan ve sonuçta getirisi olan ‘şirketler’ olarak düşünebilirsiniz. Doğru bir yönetim size kazandıracaktır, yanlış atılan adımlar ise kaybettirecektir. Bazı durumlarda, kooperatif arsa için verdiği taahhütleri yerine getiremezse, yatırdığınız paranın da bir kısmını kaybedebileceğinizi unutmayın.
Kooperatiflerin size göstereceği konutları iyi inceleyin.
Çoğu kooperatif, başlangıç aşamasında içinde bulunduğu maddi zorluktan dolayı bir proje hazırlatmaz. Bitmiş başka binaların resimlerini göstererek size benzer binalar yapacağı vaadinde bulunur. Unutmayın ki her arsanın yapısı, manzara yönü, güneş yönü ve şekli farklıdır. Projeler hazırlanmaya başladıktan sonra hayal kırıklığına uğramamak için projelerden emin olun.
Önemli not: Ekteki tasarım S.S. Popüler Konut Yapı Kooperatifi için tarafımca tasarlanmıştır. Lütfen kopyalamayın.
Gömme Dolaplar Hayat Kurtarır !
Odaları yerleştirmek başlı başına bir dert. En büyük sorun ise genellikle odada en çok göze batan 'gardrop' lardır. Kapı da duvara yakın açılıyor ise, vay halimize, arkasına dolap koyarız, kapı çarpar, gardrobu karşı duvara koyarız, yatak terste kalır.
Maalesef bir çok proje artık mimarlar tarafından yapılmıyor. Mimar elinden çıkan konutlar ise üzerinde çalışılmadan, alelacele projelendiriliyor. Sonuç, aynı ücrete mal olan kötü tasarımlar. Sonrasında belki bir ömür boyu yaşanan can sıkıntısı.
Peki gömme dolap yeri nasıl ayırabiliriz?
Bunun için odamızın kapı olan duvarının genişliği en az 360 cm olmalıdır. Standart yataklar 190 cm uzunluğundadır. 60 cm dolap yeri ayrıldığında, kullanım alanı olarak bize 110 cm kalır ki bu da rahat hareket etmek için en az genişliktir.
Eğer yaşadığımız evde, kapı duvar hizzasından başlıyorsa, taşıyıcı sistemi zedelemeden, kapıyı 50 cm yana kaydırabilir ve bu sayede, bir duvar boyu dolap kazanabiliriz.
Peki bu dolabı nasıl kullanırız?
İşte bu sorunun cevabı, hayal gücümüzle sınırlı. Dışarıdan düz bir görüntü istiyorsak, çekmeceleri dolap kapaklarının arkasına saklayabiliriz. Çocuk odasında bir kısmını sadece oyuncak sepetleri için boş bırakabiliriz. Dolaplardan sadece 60 cm 'lik bir kısmı çalarak, yedek yastık- yorgan ve nevresim yeri olarak ayırabiliriz.
Dolapların karşılıklı açılan iç yüzlerine birer adet boy aynası eklemek de oldukça içe yarar ve pratik bir çözümdür. Bu sayede dolap kapaklarını açtığımız zaman kendimizi hem önden ve hem de arkadan görebileceğimiz bir boy aynasına sahip olabiliriz.
Odamızın 360 cm'den kısa olduğu durumlarda ise yardımımıza sürgülü dolaplar koşar. Bu aşamada, dolaplarınızı mutlaka daha önceden bu konuda tecrübe kazanmış birisine yaptırın çünkü standart dolap genişliği 60 cm'dir. Sürgü için ise en az 5 cm yer kaybı olur. Binbir dertle ütülenen gömleklerin, dolap sürgüsünü kapatırken kırışmaması için, sürgülü dolap derinliğini 65 cm tutmakta sonsuz fayda vardır. Çocuk odasında, bu dolabın bir kısmını çalışma masası olarak kullanabiliriz.
Yatak odanız yeterince genişse, bir de ebeveyn banyonuz varsa, dolapları ebeveyn banyosu tarafına yaptırın. Örnekteki projede, kapıyı yatak odasının tam ortasından açarak ( normal bir müteahhit bu durumda sinir krizi geçirebilir) odadaki iki kullanımı birbirinden ayırdım. Ebeveyn banyosunu, giyinme alanının bir parçasına çevirmek, emin olun yatak odasının ortasında bir seyyar tuvalet olarak kullanmaktan çok daha yerinde bir tavırdır.
Önemli not: ekteki plan tarafımca tasarlanmıştır. Lütfen ilham alırken büromun amblemini kaldırmayın.
Maalesef bir çok proje artık mimarlar tarafından yapılmıyor. Mimar elinden çıkan konutlar ise üzerinde çalışılmadan, alelacele projelendiriliyor. Sonuç, aynı ücrete mal olan kötü tasarımlar. Sonrasında belki bir ömür boyu yaşanan can sıkıntısı.
Peki gömme dolap yeri nasıl ayırabiliriz?
Bunun için odamızın kapı olan duvarının genişliği en az 360 cm olmalıdır. Standart yataklar 190 cm uzunluğundadır. 60 cm dolap yeri ayrıldığında, kullanım alanı olarak bize 110 cm kalır ki bu da rahat hareket etmek için en az genişliktir.
Eğer yaşadığımız evde, kapı duvar hizzasından başlıyorsa, taşıyıcı sistemi zedelemeden, kapıyı 50 cm yana kaydırabilir ve bu sayede, bir duvar boyu dolap kazanabiliriz.
Peki bu dolabı nasıl kullanırız?
İşte bu sorunun cevabı, hayal gücümüzle sınırlı. Dışarıdan düz bir görüntü istiyorsak, çekmeceleri dolap kapaklarının arkasına saklayabiliriz. Çocuk odasında bir kısmını sadece oyuncak sepetleri için boş bırakabiliriz. Dolaplardan sadece 60 cm 'lik bir kısmı çalarak, yedek yastık- yorgan ve nevresim yeri olarak ayırabiliriz.
Dolapların karşılıklı açılan iç yüzlerine birer adet boy aynası eklemek de oldukça içe yarar ve pratik bir çözümdür. Bu sayede dolap kapaklarını açtığımız zaman kendimizi hem önden ve hem de arkadan görebileceğimiz bir boy aynasına sahip olabiliriz.
Odamızın 360 cm'den kısa olduğu durumlarda ise yardımımıza sürgülü dolaplar koşar. Bu aşamada, dolaplarınızı mutlaka daha önceden bu konuda tecrübe kazanmış birisine yaptırın çünkü standart dolap genişliği 60 cm'dir. Sürgü için ise en az 5 cm yer kaybı olur. Binbir dertle ütülenen gömleklerin, dolap sürgüsünü kapatırken kırışmaması için, sürgülü dolap derinliğini 65 cm tutmakta sonsuz fayda vardır. Çocuk odasında, bu dolabın bir kısmını çalışma masası olarak kullanabiliriz.
Yatak odanız yeterince genişse, bir de ebeveyn banyonuz varsa, dolapları ebeveyn banyosu tarafına yaptırın. Örnekteki projede, kapıyı yatak odasının tam ortasından açarak ( normal bir müteahhit bu durumda sinir krizi geçirebilir) odadaki iki kullanımı birbirinden ayırdım. Ebeveyn banyosunu, giyinme alanının bir parçasına çevirmek, emin olun yatak odasının ortasında bir seyyar tuvalet olarak kullanmaktan çok daha yerinde bir tavırdır.
Önemli not: ekteki plan tarafımca tasarlanmıştır. Lütfen ilham alırken büromun amblemini kaldırmayın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


