30 Haziran 2012 Cumartesi

Yeni bir ev, süper ev sahipleri...

Henüz kendileriyle paylaşmadım ama bazı hazırlıklarım var. Yeni bir antre, yeni bir mutfak, yeni bir salon. yeni bir banyo ve soyunma odalı- ebeveyn banyolu süper bir yatak odası.

Kardeşimin arkadaşlarının evini yapıyorum ve çok mutluyum çünkü bu seferki tasarımlar tam da kafama göre oluyor. YAŞASIIIN!

5 Eylül 2011 Pazartesi

İmdaaaat! Evde tadilat olacak!!!

Herhangi bir yerde tadilat olabilir, sıfırdan inşaat yapılabilir ve hatta biryerler yıkılıp yeniden yapılabilir. Tadilat projeleri çizilebilir ya da sıfırdan bir tasarım yapılabilir. Duruma ve mevsime göre giyerim kıyafetimi, botumu gider başında dikilirim. Aksaklıkları düzelttirir, yapılacak işleri tarihine göre sıralar sonra da keyfime bakarım.

Bu sefer tadilat BİZİM EVDE! Büyük bir kasırgadan önce önlem alır gibi dolapları boşaltıyoruz. Bodruma indirilecekleri paketliyoruz, uzun süredir kullanmadığımız eşyaları atıyoruz. Annem yardıma geldi, yarın da Eda'nın annesi gelecek.

Artık savaş kapıda, kokusunu alıyorum. Bugün evimizin sınırlarına bir USTA ayak bastı. Yapılacak işleri tarif ettik, zaman sorduk.

Allah'ım iş kendi işin olunca herşey başkalaşıyor. İşlerin yaklaşık tarihlerini biliyorum ama daha önce olsun diye pazarlık ediyorum. beynimin bir yanı evin ne kadar dağılacağını ve kirleneceğini biliyor, çok değil ama öbür yanı durumu trajediye dönüştürüyor.

Zorlu mücadele haftaya. Planlar çizildi, mobilya siparişleri verildi, alçıcı boyacı ayarlandı. Şimdi sıra sabırla beklemekte. Ustalarla arayı iyi tutmakta. Ne demişler, dostlarınla arayı iyi tut, ustalarınla daha iyi.

26 Ocak 2011 Çarşamba

Gözde canlandırmak !

Çoğu insan için, bir tasarımı gözde canlandırmak oldukça zordur. Evdeki mobilyaları düşünelim. Üçlü koltuk döner, tekliler yer değiştirir. Televizyon sehpası aba kalır, kapı açılışı yemek masasını engeller. Bu arada sırt ağrısı cabası :)

Her ne kadar yerini tutmasa da, günümüzde bilgisayar teknolojisi ve biraz beğeni ile mekanları aşağı yukarı görmek mümkün.


Evimizin eşyalarını değiştirirken çok sorun yok ama bence eğer bir 'EV' tasarlatıyorsanız, mimarınızdan ısrarla isteyiniz. Böylece tasarım aşamasında birçok detayı çözer, bina yükselirken sürprizler yaşamazsınız.

21 Ocak 2011 Cuma

Natamam villa!

İnşaat işine ucundan bulaşmaya başlayınca, sıkça rastladığım bir kavramdır bu 'Natamam Villa'. İşin Türkçesi şudur;

İnce işler oldukça masraflıdır. Bunun yanında uğraşması da zordur. İnşaat kalemleri arttıkça uğraşılacak ustalık dalları da çoğalır.

Günümüzde müteahhitler, maalesef çoğu işi ucuza getirmek, işin karlı ve uğraştırmayan kısmında kalmak konusunda ısrarcı. Haklı tarafları şu; evi kullanacak aileler, kendi zevklerine göre döşeyeceklerdir. Zemin kaplamasından duvar kaplamasına, malzeme çeşitleri ve fiyatları neredeyse sonsuz alternatiflerle dolu.
Mutfak dolapları, banyo elemanları '1. sınıf' gibi sığ bir kategoriye sığdırılamıyor. Her bütçeye göre sonsuz seçenek çıkabiliyor.

Öte yandan bir konutun hangi semtte olduğu ve fiyatı aslında içine harcanacak para ile ilgili ipucunu veriyor. Yapılacak olan işe bu pencereden bakınca, müteahhidin tezi zayıflıyor.

Bu noktada benim tezim güçleniyor;

İNCE İŞLER, İNCELİK İSTER.

İşte tam da bu anda başka bir sorun çıkıyor. İnce işleri kusursuz olarak teslim edebilmek için, temeli oluşturan kaba işler düzgün yapılmış mı?

Kısacası şundan bahsediyorum, duvarlar düzgün örülmüş mü? sıva düzgün mü? Alçı yapılmışsa pürüzsüz mü? Unutmayın, alçıda yapılan yanlışlıklar, boyanın kalkması ya da duvar kağıdında potluklar olarak çıkar karşınıza.

Zeminde yanlış verilen eğimler, banyoda ve balkonlarda suyun birikmesine neden olur. Elektrik hattını yeniden döşemek, ilk defa yapmaktan kat kat fazlaya gelir. Tesisatta yapılan bir yanlış ise, size duvar kırmak ya da döşeme delmek gibi sorunlar olarak geri döner. Kimsenin günahını almak istemem ama çoğu zaman Natamam Villa, 'hataları artık sen düzelt'in ifadesi olabilir.

Böyle bir yatırım yapmadan önce, mutlaka evinizin ince işlerini yaptıracağınız kişiden detaylıca bir inceleme yapmasını isteyin. Bu sayede en azından görünmez giderlerle ilgili bilginiz olur ve sürpriz giderlerden kurtulursunuz.

19 Ocak 2011 Çarşamba

En iyi usta başkasının evindeki ustadır !

Nasıl bir adamdır ki bu usta, evde kimse muhattap olmak istemez?

Kural bir, usta nazlıdır. Nazik bir adamdır bu usta, hizmet sunarken hizmet ister, işleri kendi istediği gibi yapar, birşey aklına yatmazsa yapmaz, zorlanırsa küser.

Kural iki, Zaman sadece usta için akar. Sizin vaktinizin bir önemi yoktur. Bazen gelmez, bazen geç gelir. Siz evde hapis olabilirsiniz, başka işleri binbir rica ile erteleyebilirsiniz ama onu bekletemezsiniz. Eğer sizin işinizi yaparken başka bir yerde yeni bir iş alırsa yandınız. 'Alçı kalmadı, köşeden almam lazım' diyerek kendisinden ancak üç gün sonra haber alınan usta bilirim.

Kural üç; usta hata yapmaz. Aslında bu kendisi ile çelişen bir kuraldır. Çünkü ortada bir hata varsa, bunu yapan aslında bir önceki ustadır.

Kural dört; birbirini tanımayan iki usta, bir eve sığmaz. Emin olun her biri diğerini bir çok konuda suçlayacaktır.

Sonuç olarak en iyi usta, başkasının evindeki ustadır.

15 Ocak 2011 Cumartesi

Çatı dubleksleri.

En üst katta otururken, yağmur suyu evinizi basabilir !

Bu bir sigorta reklamı değil. Ben de sigortacı değilim zaten. Sadece teraslı ev tutkunları için bir kaç pratik uyarıda bulunmak istedim.

Bugün yapılmakta olan 'lüks' bir inşaata gezmeye gittim. Biliyorsunuz artık neredeyse lüks olmayan inşaat kalmadı. 13. katta yer alan çatı dubleksini gezdiğm ve tabiiki DEHŞETE düştüm. Yanlış yapılan bir imalattan dolayı, TERASA BASAMAKLA ÇIKILIYOR. Bu raddeden sonra düzeltme ihtimali YOK!..

İşin en kötü tarafı, 35-40 m2'lik terasta biriken suyu, evin içine davet eden uygulama. Terasa çıkılan oda, terastan aşağıda kaldığı için bu suyu, en azından estetik bir şekilde kesmenin yolu yok.

Siz siz olun, daire bakarken buna dikkat edin, evinizi kendiniz yapıyorsanız-yaptırıyorsanız ise mutlaka bunun hatırlatmasını mimarınıza yapın.

Teraslı dairelerde başa gelecek en önemli üç sorundan birisi, terasta su birkmesi. Bir diğeri, kar birikmesidir ki uygun yalıtım yapılmazsa biriken kar erirken duvarlardan içeri sızar ve keyfinizi oldukça çok kaçırır.

Bunun dışında başınıza gelebilecek en büyük sorun, ısı yalıtımının doğru yapılmaması. Kışın donarsınız, yazın da fırına dönen bir eviniz olur. Terasın altında en azından 10 cm'lik bir ısı yalıtım olması gerektiğini aklınızdan çıkartmayın.

Bütün bunların sonunda, düzgün inşa edilmiş bir çatı dubleksinde keyif yapmak süper olur. Arkadaşlarla ufak partiler, yazın çocuk için ufak bir portatif havuz, yaz geceleri kafa dinlemek için terasa kurulmuş bir salıncakta, yıldızlar altında yapılan ikili sohbetler baştan alınan küçük önlemlerle bütün bu zorlukların çok ötesinde keyifler verir.

Not: Bir inşaat şirketi için yaptığım görselden detaydır. Lütfen izinsiz kullanmayınız.